(2004 S. K. m. 89, 102, 103)
Dava: (...) merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Olayda İİK.'nun 102 ve dolayısıyla 103 üncü maddenin uygulanmasını gerektiren bir durum yoktur. Borçlunun üçüncü kişi nezdindeki isim hakkından doğmuş alacak hakkından borcun yeter miktarının haczine karar verilip ve bu şekilde üçüncü kişiye müzekkere yazılmış ise de, gerçekte bu işlem İİK.'nun 89 uncu maddesi kapsamına giren bir işlem mahiyetindedir. Üçüncü kişinin veya bir başka alacaklının bu yönde ve bu işleme karşı herhangi bir itiraz ve şikayet öne sürmediğine göre, dosyaya gönderilmiş paranın kesinleşmiş takip nedeniyle alacaklıya ödenmesini engelleyen bir neden bulunmadığı ve öne sürülmediği halde, borçluya 103 tebliğ gerektiğinden bahisle yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenli İİK.'nun 366 ve HUMK.'nun 428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.03.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy