(2004 S. K. m. 167, 169/a, 170)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 5.8.1988 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu itirazda da takibe dayanak yapılan bononun taraflar arasında yapılan bir sözleşmenin teminatı olarak verildiğini bu sebeple kambiyo senedine dayalı olarak özel yolla takip yapılamayacağını öne sürerek takibin iptalini istemiş ve itiraz dilekçesine 19.7.1987 tarihli fason sözleşmenin tasdikli örneğini eklemiştir.
Alacaklının beyanına göre takibe dayanak yapılan bononun fason sözleşmede bahsedilen 200.000.000 TLlik bono olduğundan uyuşmazlık yoktur. Fason sözleşmesinin 2. maddesi hükmüne göre takip konusu bononun sözleşmenin teminatı olarak alacaklı tarafa verildiği kesin olarak anlaşılmaktadır.
Dayanak senet teminat senedi olarak verildiğine göre müstakil olarak takibe konu yapılamaz. Bu senedin tahsili gerekip gerekmediğinin halli yargılama sonunda ait olduğu mahkemeden alınacak ilamla belirlenebilir.
Sonuç: Bu itibarla borçlunun itirazının kabulü ile takibin iptaline karar verilmek gerekirken yazılı şekilde İİKnun 169a maddesine göre ödemenin ispat edilmediğinden bahisle itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden merci kararının İİKnun 366 ve HUMKnun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.03.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy