(2004 S. K. m. 134)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 17.7.1989 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Beyoğlu Belediye Başkanlığının mercie gönderdiği 10.5.1989 tarihli cevabi yazıda belirtildiği üzere, kıymet taktirinin yapıldığı 21.1.1987 gün ve satış ilamının düzenlendiği 28.12.1987 tarihi arasında satışa konu yerin imar durumunda bir değişiklik yoktur. Evvelce ruhsatsız olarak inşa edilmiş çekme kat kıymet takdirinde dikkate alınmıştır. O halde, bu çekme kata, iskan izni verildiği, imar durumun satış sırasında değiştiği taşınmazın kıymetini etkilediği şeklindeki fesih gerekçesinde isabet görülememiştir.
Tapu kaydında mükellefiyet bulunmadığından liste düzenlenmemiş olmasının, satış değerini yeniden saptayan 11.3.1987 tarihli icra tetkik merci kararı sonrasında satış hazırlıklarının sürdürülmesinin, kıymet takdiri işleminden itibaren bir yıl süre geçmiş olmasının esasen bu konudaki şikayetin daha önce mercice reddedilmesi sebebiyle ihalenin feshini gerektiren bir yanı yoktur. Takip konusu alacak miktarı, alıcı bankanın gayrimenkulde ipoteğinin mevcudiyeti ve bunun değeri dikkate alındığında, bankanın teminatsız satışa katılmasında bir usulsüzlükten bahsedilemez. Borçlunun bir başka alacaklıya, olayda İş Bankasına tebligat yapılmadığı hususunda şikayete hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Fesat iddiası ise ispat edilmemiştir. Merciin dosyaya uygun düşmeyen gerekçelerle fesih kararı vermesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.02.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy