(2004 S. K. m. 1, 143, 366)
Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 16.1.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.`nin 1. maddesine göre her asliye mahkemesinin bulunduğu yerde bir icra dairesi bulunur. Gerekiyorsa bu icra dairesi muhtelif dairelere bölünür. Keza 469 sayılı Kanun`a göre de tetkik merciinin de muhtelif dairelere bölünmesi mümkün olup, bunlar arasında usulün açıkladığı anlamda bir görev bölümü ve bu anlamda görev ihtilafı söz konusu olamaz.
Olayda merciin kendisine usulüne uygun biçimde intikal etmiş şikayet ve itirazın esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin itirazları yerinde görüldüğünden temyiz olunan merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK`nin 366 ve HUMK.`nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.6.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy