(2004 S. K. m. 89)
Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki M.G. vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 19.1.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi 3. kişiye 18.12.1987de tebliğ edilen haciz ihbarnamnesine itiraz edilmemiştir. 2. haciz ihbarnamesinin çıkarılmasında bir usulsüzlük yoktur. 3. kişi bu durumda, zimmetinde sayılan borcun, icra dairesine ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Ancak yasal süre içinde menfi tespit davası açıldığı tevsik edilmiştir. 3. kişi bu dava neticesine kadar zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanamaz. Anılan davada takip borçlusuna borç bulunmadığı ispat edilecektir. Bu nedenle menfi tespit davası sonucunun beklenmesi lazımdır. Merciin, ilk haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği hususunu ele almak suretiyle ve menfi tespit davası sonucunun beklemeden karar vermesi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazı yukarıda yazılı nedenle yerinde görülmekle merci kararının İİKnun 366. ve HUMKnun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.06.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy