(7201 S. K. m. 21, 32) (2004 S. K. m. 62, 65)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 22.1.1992 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Borçlu Ş.M.T. hem kendi adına ve hem de diğer borçlu ölü kocası M.F. Ö. mirasçısı olarak itiraz etmiştir. M.F. Ö. dosya içindeki veraset ilamına göre 22.6.1989 tarihinde ölmüştür. Takip ise 29.8.1991 tarihinde yapılmıştır. 4.05.1978 tarih 4/5 İçtihadı Birleştirme Kararına göre ölü şahıs hakkında takip yapılamaz. Bu husustaki itiraz süreye tabi de değildir. Mirasçılığa hasren yapılan itiraz incelenmek gerekirken süreden reddi isabetsizdir.
2- Borçlunun itiraz dilekçesini tamamlar nitelikteki 12.12.1991 tarihli dilekçesinden ve karşılıklı iddia ve savunmalardan anlaşıldığına göre gecikmiş itiraz denilmiş olmasına rağmen talep tebligatın usulsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu hususun tavsifi mahkemeye aittir. Dilekçedeki deyim talebin niteliğini değiştirmez Tebligat Kanunun 21. maddesi ve Nizamnamenin 28. maddesi ve Hukuk Genel Kurulunun 13.10.1965 günlü 793/363 sayılı kararına göre tebligat memuru borçlunun gösterilen adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar ihtiyar kurulu üyeleri zabıta amir ve memurlarından gerekli soruşturmayı yapıp tebliğ mazbatasında belirtmeli ve ayrıca tevsik edilmelidir. Borçluya Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılan tebligat da bunlar belirtilmediğine göre tebligat usulsüzdür. Merci kararında belirtildiği gibi borçlu tebligatı 2.11.1991 tarihinde öğrenmiş olsa bile 5 günlük sürede 7.11.1991 tarihinde merci hakimliğinde başvurulduğuna göre Tebligat Kanununun 32. maddesi nazara alınarak itirazın esası incelenmelidir.
3 - Kabule göre de borçlu kıymet takdiri nedeniyle takibe 4.11.1991 tarihinde muttali olduğunu bildirmiştir. Aksi kanıtlanamadığına göre de bu tarihe itibar edilmek ve gecikmiş itiraz bile olsa, süresinde yapıldığı kabul edilerek gene de itirazın esası incelenmelidir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366. ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.02.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy