(7201 S. K. m. 12, 13) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 19.3.1993 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddelerine göre hükmü şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar herhangi bir surette bulunmadıkları veya tebligatı alamayacak durumda oldukları yahut herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde olmadıkları takdirde hazır bulunan memur veya müstahdeme yapılabilir. Memur veya müstahdeme tebligatın yapılabilmesi, salahiyetli mümessilin bulunmadığının tebliğ mazbatasına yazılması ile mümkün olacağı Y.H.G.K.nun 22.6.1988 tarih 988/12-266/482 sayılı içtihadında da vurgulanmıştır. Tetkik konusu olayda satış ilanı hükmi şahsın işçisine 1.6.1992 tarihinde yukarıdaki ilkelere uyulmaksızın tebliğ edilmiştir. Bu hali ile satış ilanı tebligatının usulünü uygun yapıldığından söz edilemez.
Satış ilanı tebliğ edilmemesi ise başlı başına fesih nedenidir.
O halde ihalenin feshine karar vermek gerekirken zarar unsurunun da bulunduğu gözetilmeksizin, satış ilanı tebligatının usulüne uygun olduğundan bahisle istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.05.1993 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy