(2004 S. K. m. 63, 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 27.11.1995 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu hakkında biriken 24.000.000.- lira kira parasının tahsili için icra takibine geçilmiş, tahliye talebinde de bulunulduğu için borçluya 51 örnek ihtarlı ödeme emri gönderilip 26.7.1995 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu bu tebligat üzerine 1.8.1995 tarihinde süresinde icra dairesine başvurarak borca itiraz etmiştir. Tetkik edilen itiraz dilekçesinde aylık kira parasına ve taraflar arasındaki kira akdine karşı çıkılmamıştır. Aksine bu takip nedeniyle alacaklıya borcunun bulunmadığını, kira paralarını zamanında ve düzenli olarak ödediğini ileri sürmüştür. Bu durumda İİK. 269/2. maddesi gereğince taraflar arasındaki aktin varlığı ve talep edilen kira parası kesinleşmiştir. Bunun ötesinde İİK. 269/d maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 63. maddesi gereğince itiraz nedenleri genişletilemeyeceği için borçlunun 12.10.1995 tarihli duruşmadaki beyanlarına itibar edilemez. Borçlu İİK. 269/c maddesinde yazılı nitelikte bir belge sunamadığı sürece borçlunun itirazının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Merciin aksine gerekçesinde isabet yoktur. Kabule göre de Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlikle dosyanın gönderilmesine karar verilmesi merci hakiminin dar yetkili olması nedeniyle yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy