(2004 S. K. m. 169)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 10.7.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlular itirazlarında dava konusu senedin taraflar arasında satışı yapılan araca ilişkin ilerde tahakkuk edecek ceza veya vergi gibi borçlar için boş olarak teminat niteliğinde alındığının kendi yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen senedin iade edilmediğini bildirmişlerdir. Borçlular bu itirazlarını yasal bir şekilde kanıtlayamamışlardır. Alacaklı vekili ise takip konusu senedin satış protokolünde belirtilen ve ödenmeyen 25.8.1995 vade tarihli senet olduğunu, ödenmediğinden takip yapıldığını beyan etmiştir. Satış protokolü incelendiğinde takibe dayanak yapılan 25.8.1995 vade tarihli ve 60.000.000.- lira bedelli bononun satış bedeline mahsuben borçlular tarafından verildiği teminat niteliği bulunmadığı anlaşıldığından mücerret borç ikrarını haiz bu senedin takibe konulmasında yasal bir engel yoktur. Protokolde sözü edilen 50 milyon lira cayma parasının istenebilmesi yargılamayı gerektirmektedir. Borçlular tarafından örnekleri ibraz edilen senetlerin de takip konusu senetle ilişkisi bulunmamaktadır. Öte yandan borçlu A.Y.ye ödeme emri tebliğ edilmediğinden itiraz hakkı doğmamıştır. Bu nedenlerle borçlu itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazlarının kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. nun 336. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy