(2004 S. K. m. 148, 149/b)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 21.8.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla, okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra takibinin asıl borçlu aleyhine açılması asıldır. Ancak, takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Bu nedenle de sadece asıl borçlu ya da sadece taşınmazını ipotek etmiş olan üçüncü kişi hakkında takip yapılamaz. Nitekim 149/b maddede bu kural icra müdürü, borçluya ve varsa gayrimenkul sahibi üçüncü şahsa birer ödeme emri gönderir denmek suretiyle hükme bağlanmıştır. Şu halde, ipotek veren üçüncü kişi ise, asıl borçlu ile bu kişi arasında birlikte takip zorunluluğu vardır. Mecburi takip arkadaşlığı nedeni ile takibin borçlulardan biri hakkında takip edilmeyerek diğeri hakkında yürütülmesi olanaksızdır. Bu hususun yasaya aykırılık nedeni ile tetkik merciince doğrudan göz önünde tutulması gerekir. Takip talepnamesinde gösterilmeyen borçluya teşmil suretiyle takibin yürütülmesi de mümkün olmadığı nazara alınarak, sadece ipotek veren üçüncü kişi hakkında takibin iptaline karar vermek gerekirken, borçlu hakkındaki icra emrinin iptali ile yetinilmesi ve adı geçene ödeme emri tebliğine karar verilmesi isabetsiz olup, merci kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy