(6762 S. K. m. 690)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.9.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hamil tarafından keşideci ve lehdar ciranta aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılmıştır. Şirketi ilzama yetkili keşideci kendi adına senet düzenlemiştir. TTK.nun 585. maddesi hükmüne göre, poliçe keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi bizzat keşideci üzerine veya bir üçüncü şahıs hesabına da keşide edilebilir. Ancak, aynı kanunun bonolarda uygulanması gereken 690. maddesinde 585. maddeye bir yollama yoktur. Bu itibarla anılan madde bonolar için uygulanamaz. Zira, poliçedeki keşideci ile bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır. Bonoyu düzenleyen kişi, somut olayda şirket yetkilisi ile lehtar aynı kişi olduğundan kendisini lehtar olarak gösteremez. Eğer böyle bir şeyi mutlaka istiyorsa, bu hususu poliçe düzenlemek sureti ile gerçekleştirebilir. Şu hale göre, takip dayanağı belge, bono niteliğinde olmadığından, alacaklının anılan senede dayanarak takip yapması mümkün değildir. Olaya uygulanması gereken İİK.nun 170/a maddesinin mercice resen gözetilmemesi ve aynı maddede borçluların tazminat ile sorumlu tutulacağına dair bir hüküm bulunmadığından, borçlu tarafın % 40 inkar tazminatına mahkum edilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy