(1086 S. K. m. 314, 315, 316, 317) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 06.10.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Resmi veya hususi bir senedin sahteliği hakkındaki itirazın HUMK. 314-316 ve 317. maddeleri hükümlerine göre değerlendirilmesi lazımdır. Usulüne göre açılmış böyle bir sahtecilik davası sırasında senedin bilirkişi marifeti ile incelenmesine ve olaylardan haberdar olanların dinlenmesine karar verildiği takdirde, senet o dava sonunda verilecek hükme kadar hiçbir işleme ve isteğe esas tutulamaz. Ancak ceza davasının açılmış oluşu, kişisel hak bakımından davaya müdahale olunarak senedin iptali istenmedikçe hukuk davasına ve icra takibine doğrudun doğruya etkili değildir.
Olayla ilgili takipsizlik kararı verildiği herhangi bir ceza davası açılmadığı anlaşılmasına göre ortada bekletici mesele yapılması gereken ve takibi engelleyen bir durum yoktur. Açıklanan menfi tespit davası yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarda açıklanan nedenle İİK.366 ve HUMK.428 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy