(2004 S. K. m. 85)
Dava: Merci kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 31.10.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Haciz, belirli bir para alacağının tahsilini sağlamak için, borçluya ait mal ve haklara icra memurunun beyanı ile hukuken el konulmasıdır. Somut olayda borçlunun 3. kişiden kiraladığı taşınmazın bakiye 2 yıllık kira süresinin haczedildiği görülmektedir. Bu işlem kira akdinin sona ermesi neticesini doğurur. Oysaki, kira aktinin ne suretle sona ereceği ilgili yasalarda düzenlenmiş bulunmaktadır. İşlemin niteliği itibariyle bu haczin yasal sonucu olan paraya çevirme olanağı da yoktur. Bu haliyle haciz İİK.nun 85/1. maddesinde yazılı hakkın haczi niteliğinde kabul edilemez. Bu durumda şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy