(2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 17.1.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı ilamın hüküm kısmında, projeye aykırı yapılan inşaatın kal'ine ve projeye uygun hale getirilmesine, bunun için Sait Y. (davalı) 25 gün süre verilmesine ve davalı Sait tarafından projeye uygun hale getirilmemesi halinde davacılar tarafından yapılmasına izin verilmesine ve bedeli olan 140 milyon TL. nin Sait'den alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Kesinleşmiş bu kararın yorumlanması mümkün olmadığına göre tarafların hak ve sorumlulukları mevcut duruma göre çözümlenmelidir. Merci, hüküm altına alınan miktarları oluşa göre indiremez, yükseltemez, değiştiremez. İnfaz nedeni ile taraflardan birisi kararda gösterilenin dışında bir masrafa katlanmak zorunda kalmış ise bu kısmı yasal yollarla karşı taraftan talep etmesinde bir engel yoktur. Açıklanan nedenlerle borçlu şikayetinin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
Kabul şekli bakımından da ilama aykırılık söz konusu olduğuna göre merci kararının temyizi kabildir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.02.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Takip konusu ilam incelendiğinde, Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı olarak çatı katında davalı müteahhidin projeye aykırı olarak yaptırdığı, toplam 140 metre kare alandaki üç daire şeklindeki bağımsız bölümlerin kal'ini içermektedir. Amaç ve ilamın var oluş nedeni kal'e ilişkindir.
16.5.1004 tarihli bilirkişi raporunda götürü usul ile bu yıkım tutarının 140.000.000.TL. olabileceği belirtilmiş ve ilamın hüküm kısmında yıkım bedeli olarak 140.000.000.TL. nin davalı müteahhitten alınmasına şeklinde karar verilmesi, ilamın 31.7.1996 tarihinde takibe konulması halinde de bu yıkımın aynı bedelle yapılması gerekeceği anlamı taşımaz. Tetkik Merci hükmü yorumlayamaz, ancak hükmün esas amacı olan kal'in infazınıda imkansız hale getiremez. İcrada amaç hakkın tesliminin en çabuk şekilde yerine getirilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle hemen hemen her türlü itiraz ve şikayetler belli süreye tabidir. Olayımızda kal işleminin gerçekleşmesini ilamdaki 140.000.000.TL.'ye bağlı tutarsak hem suiniyete prim vermiş hem de ilamı infaz edilemez hale getirmiş oluruz. Borçlunun iddiası 140.000.000.TL. verip bu işten kurtulmaktır. Yapılan bilirkişi incelemesinde ise bu işin 850.000.000.TL.'ye yapılabileceği belirtilmiştir. Amaç ilamın infazını geciktirmek veya imkansız hale getirmek değil, ilamın özü ile bağlantılı olarak en süratli şekilde sonuca ulaşmaktır.
Sonuç: Yukarıda açıkladığım nedenlerle ve merci gerekçesinde yer alan tüm nedenleri benimsediğimden çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy