(2004 S. K. m. 45, 167)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 13.8.1998 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun merci kararının İİK. nun 366. ve HUMK. nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 773.900. lira onama harcı alındığından, başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Üye Yaşar Koru ve Üye İbrahim Yanıklar'ın Karşı Oy Yazısı:
İİK. nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Bu maddenin 2. fıkrası, poliçe ve emre muharrer senetler ile çekler hakkındaki 167. madde hükmünü saklı tutmuştur. Atıf yapılan, İİK. nun 167. maddesinin 1. fıkrasında ise alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenid olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir, hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre, alacağı rehinle teminat altına alınan bir alacaklı, bu alacağı için kural olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunabilir.
Ancak yasa, bu kurala bir istisna getirerek alacağı çek poliçe veya emre muharrer senede dayalı alacaklı için, alacağı rehinle teminat altına alınmış olsa bile İİK. nun altıncı babının III. Bölümünde düzenlenen kambiyo senetlerine özgü özel takip usullerine göre de takip yapılabileceğini kabul etmiştir.
Sözü edilen bu ayrıcalık sadece, kambiyo senetlerine dayalı alacak için, yasada açıkça belirtildiği üzere, genel haciz yolu ile takibin özel şekli olan kambiyo senetlerine mahsus hususi yolla yapılan takip için geçerlidir. Bu ayrıcalığı; Dairemizin yerleşik uygulamaları ile emredici nitelikte olduğu kabul edilen İİK. nun 45. madde ve bu maddenin atıf yaptığı aynı yasanın 167. maddesinin öngördüğü özel takip şekli dışına taşırarak, genel haciz yolu ile takibe de olanak sağlamak mümkün değildir.
Merci kararının bu nedenle bozulması gerekirken, onanması şeklinde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy