(818 S. K. m. 142, 146) (2004 S. K. m. 169)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 17.7.1998 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının takibe dayanak yaptığı bonolarda, borçluların imzaları kefil sıfatı ile değil müşterek borçlu sıfatı ile olduğu incelenen bono suretlerinden anlaşılmıştır. Hal böyle olunca BK.nun 142. maddesi gereğince her bir borçlu alacaklıya karşı borcun tamamından mesuldur. Anılan yasanın 146. maddesi ise ... müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ödemeden birbirine eşit birer hisseyi üzerine almaya mecburdur... hükmünü taşır. O halde borcun tamamını ödeyerek senedi alan takip alacaklısının, üçte bir oranında diğer borçluların her birine müracaat hakkı olduğu düşünülmeksizin yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de yargılama neticeleninceye kadar % 40dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatı talep edilebileceği nazara alınmaksızın, inkar tazminatı talebinin de reddi yerinde değil ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alındığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.09.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy