(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu daireyi 12.4.1995 tarihinde davalılardan S. A.'dan satın aldığını, burada S. ve B.'in oturmakta olduklarını, kendileri ile sözlü olarak kira sözleşmesi yaptığını aylık kira bedelinide 40.000.000.- lira olarak tespit ettiklerini, kira bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle icra takibi yaptığını, takibe rağmen sürede ödeme yapılmadığı için itirazlarının kaldırılmasını ve temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
İsticvap davetiyesi üzerine duruşmaya gelen davalı B. A. davacı ile yapılmış bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davacıdan almış olduğu borç karşılığı kendi oturdukları ve dava konusu olan taşınmazın davacıya teminat olarak verildiğini, borç ödendiğinde davacı tarafından mülkiyetin kendilerine ifade edileceğini kararlaştırdıklarını, bu konuda düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeninde mevcut olduğunu bildirerek 12.4.1995 tarihli davacı ile kendisi arasında düzenlenen sözleşmeyi ibraz etmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu hususu açıkça belirlenmemiş lmasına rağmen temerrütten tahliye'ye karar verilmiştir. Dosyaya celb edilen tapu kadında dava konusu taşınmazın 12.4.1995 tarihinde E. C.'a satıldığı görülmektedir. Davalı B. tarafından dosyaya ibraz edilen sözleşmeden de taşınmazın satıldığı gün davalı B.'in davacı E. C.'dan borç para aldığı ve taşınmazın bu paranın teminatı olarak davacı E. C.'a satıldığı anlaşılmaktadır.
Hernekadar davalılar davacı ile aralarında yapılmış bir kira sözleşmesinden bahsetmişlerse de, dosyada yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi bu iddia yazılı bir delille de ispat edilmiş değildir. Bu durumda kira ilişkisi söz konusu olmadığına göre kira bedelinin ödenmesinde temerrüde düşüldüğünden de söz edilemez. Davanın reddine karar verilmek gerekirken değerlendirmede hataya düşülerek tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 16.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy