(7201 S. K. m. 21, 32) (1086 S. K. m. 76) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddedi içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 4.10.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu aleyhine genel haciz yolu ile yapılan takipte borçluya örnek 49 ödeme emri 1.7.1999 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılan söz konusu tebligatta Tebligat Tüzüğünün 28. maddesindeki koşullar yerine getirilmediği için bu tebligatın usulsüz olduğu kuşkusuzdur. Borçlu İcra Hakimliğine verdiği 12.7.1999 tarihli dilekçesinde tebligatın 10.7.1999 tarihinde eline geçtiğini beyan etmiştir. Dilekçe bir bütün olarak değerlendirildiğinde borçlunun talebinin usulsüz tebligat nedeniyle tebligatın öğrenme tarihinin 10.7.1999 olarak düzeltilmesi şeklinde anlaşılmalıdır. HUMK. 76. maddesi gereğince hukuki tavsif tarafların nitelendirilmesi ile bağlı bulunmaksızın hakime aittir. Bu nedenle borçlunun dilekçesinde gecikmiş itiraz deyimini kullanması talebin hukuki niteliğini değiştirmez. Borçlu 10.7.1999 tarihinde tebligata muttali olduğunu belirttikten sonra takibin şekline göre yasal yedi günlük süre içinde 12.7.1999 tarihinde icra müdürlüğüne itirazda bulunmuştur.
Yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde borçlu talebinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi şeklinde değerlendirilip ve ödeme emrinin Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince 10.7.1999 olarak düzeltilmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK. 366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy