(743 S. K. m. 919) (818 S. K. m. 213)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 20.12.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Muntazar hakka haciz konulamayacağı Dairemizin yerleşik uygulamalarındandır. Kaldıki satış vaadi sözleşmesi haciz tarihinden önce taraflarca noter senedi ile feshedilmiştir. Bunun tapu idaresine bildirilerek haciz şerhinin kaldırılmamış olması sonuca etkili değildir. Bu husus haciz koyduran alacaklı lehine bir hak doğumaz. Tapudaki kayıtlar ancak 3. şahıslara karşı ileri sürülebilme açısından önemlidir. Hacizden önce ortadan kalkmış satış vaadi sözleşmesi nedeniyle haciz tarihinde mevcut olmayan bir hakka dayanarak tapudaki kayda istinaden konulan haczin kaldırılmasına yönelik istemin kabulüne karar vermek gerekirken şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: 3.Şahıs C.A. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 18.1.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Gayrimenkul satış vaadi kişisel hak mahiyetindedir. Ancak bu hak tapuya şerh verilmekle aynı etkinlik ve aleniyet kazanır. Bu hak M.K.nun 919. ve Tapu Kanununun 26. maddesine göre 5 yıl süre ile 3. kişilere karşı ileri sürülebilir. Olayımızda da üzerine haciz konulan satış vaadi sözleşmesi hacizden 2 yıldan fazla süre önce 5.12.1996 tarihinde tapuya şerh verilmiştir. Haciz tarihindede halen 5 yıllık süre geçmemiştir. Aynı etkinlik ve aleniyet kazanmış olan bu hak üzerine İİK.94. maddesi uyarınca haciz konulabilir. Her ne kadar noter kanalı ile yapılan fesihname haciz tarihinden önce 17.5.1999 tarihinde yapılmış ise de, tapuya müracaat 19.10.1999 tarihindedir. Yine merci kararında da belirtildiği üzere lehine satış vaadi tanzim edilmiş olan borçlu M.C.E. takibe konu bono senedinin vade tarihi itibariyle takipten ve borçtan fesihnameden önce haberdardır. 3. kişi şikayetçi vekilinin tapuya müracaat tarihi itibariyle 1.10.1999 tarihinde konulan hciz usul ve yasaya uygun olarak yapılmıştır. Zira satış vaadi sözleşmesinin taraflarca daha önceden fesih edildiğinden 3. kişi durumundaki alacaklının haberi yoktur. Tapudaki kayda göre haciz konulmuştur. Şikayetçi bu durumda haczin kaldırılmasını isteyemez. Bu nedenlerle merciin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup onanması gerekirken çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
Full & Egal Universal Law Academy