(1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 13.5.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: HUMKnun 443. maddesi gereğince nafaka hükümleri dışında aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra olunamaz. İcra takibinin dayanağı ve boşanma konulu ilamın eklentileri olan tazminat istekleri de yukarıda yazılı hüküm gereği kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz Bu durumda tazminat talepleri boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceğinden faizinde hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren istenmesi mümkündür. Merci hakimliğinin gerekçesinde yer alan ve faizin karar tarihinden başlatılacağına ilişkin dairemiz ilkesi kesinleşmeden takibe konulabilecek olan ilamlarla ilgili olup olaya uygulanma olanağı yoktur. O halde mercice itirazın yukarıda yazılı göre değerlendirilerek yapılacak inceleme sonunda hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİKnun 366. ve HUMKnun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy