(2004 S. K. m. 65) (7201 S. K. m. 18, 32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 16.7.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK'nun 65. maddesi gereğince gecikmiş itirazın kabul edilebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılması ve borçlunun kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş olması gereklidir. Somut olayda borçluya, belediyedeki adresinde "muhatabın birlikte sakin çalışan" imzasına tebligat yapıldığı görülmektedir. 7201 sayılı kanunun 18. maddesi gereğince tebliğ adresi dikkate alınarak borçluya tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır. Bu durumda merciin tebligatın usulsüzlüğü yönündeki kabulü sonucu itibariyle doğrudur. O halde İİK'nun 65. maddesindeki koşullar oluşmadığından, 7201 sayılı kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme üzerine borçlunun süresinde icra dairesine itirazı da bulunmadığından takip kesinleşmiştir. Bu gerekçe ile talebin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy