(743 S. K. m. 169) (6762 S. K. m. 612, 636, 690) (818 S. K. m. 483, 484)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 26.7.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: MK'nin 169. maddesinde: karının şahsi mallarına veya mal ortaklığı usulüne tabi mallara dair karı-koca arasındaki hukuki tasarruflar ile koca menfaatine olarak karı tarafından 3. şahsa karşı iltizam olunan borçlar sulh hakiminin onayına tabi tutulmuştur.
Takip dayanağı bonoyu muteriz ve eşi keşideci sıfatı ile imzalamışlardır. TTK'nın 690. maddesinin yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gereken 636. maddesi gereğince bonoyu keşideci sıfatı ile imza edenler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatı ile mesüldurlar.
BK'nin 483. maddesine göre kefalet bir akittir ki onunla bir kimse borçlunun akdettiği borcun edasını temin etmeyi alacaklıya karşı taahhüt eder. Geçerli olması yazılı olmasına bağlıdır. (BK.'nın 484). Senedin kefil sıfatı ile imzalandığına dair bonoda bir açıklık bulunmamaktadır. Kefil olarak imzalanıp lehtara verildiği ve lehtarın bu durumu bildiği yazılı delille kanıtlanmamaktadır. Borçlular arasındaki iç ilişkinin dar yetkili mercide karinelerle belirlenmesi mümkün değildir. Öte yandan aval hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durumda bulunmamaktadır. (TTK'nn 612/614) bu durumda borçlunun kefil ya da aval olarak imza ettiğinin kabulü mümkün değildir.
Mercice; bu yönler gözetilerek itirazın reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 3.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy