(2004 S. K. m. 62) (YHGK. 16.10.1996 T. 1996/19-601 E. 1996/711 K.) (YHGK. 21.03.2001 T. 2001/19-266 E. 2001/273 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun yasal süresinde takibe itiraz etmesinden sonra, mercice itirazın 539.025.090.-TL. için kabul edilip bu miktara hasren takibin iptal edildiği tespit edilmiş, cevap dilekçesiyle ve ilk oturumdan önce borca itirazın kabul edildiği gerekçe gösterilerek borçlunun tazminat isteminin reddedildiği anlaşılmıştır. Süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut takip şekline göre icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi halleri tazminat isteminin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmesi suretiyle aleyhine tazminat hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar.
(HGK 16.10.1996 tarih 1996/601-711, HGK. nun 21.03.2001 tarih 2001/266 sayılı kararları)
O halde mercice itiraz kabul edildiğine ve borçlunun da talebi bulunduğuna göre alacaklının tazminatla sorumlu tutulması gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle tazminata hasren, İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy