(1086 S. K. m. 308, 309, 310, 311, 312) (2004 S. K. m. 68) (7201 S. K. m. 32, 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebligat Kanununu ve tebligat tüzüğü, tebliğ belgesindeki imzanın inkarında tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. O halde hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurulup iddiayı tahkik etmelidir. Dairemizin süregelen yerleşmiş uygulaması, Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında öngörülen yukarıdaki ilkeye uygun biçimde devam etmektedir. Somut olayda hissedar Kadir Kıyıcı tebligattaki imzasını inkar ettiğine göre örnek imzaları getirtilerek HUMK'un 308. ve 309. maddeleri de nazara alınıp tebligatın usulüne uygun olup olmadığı tespit edilmelidir. İcra Tetkik Mercii'nde yapılacak incelemelerde bilirkişi tetkikatı ile ilgili İİK'nun 68/a-4. maddesinde yazılı olan (imza tatbikinde HUMK'un bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2, 3, 4 fıkraları ve 310, 311, 312. maddeleri hükümleri uygulanır.) şeklindeki ibare ve 309/1. maddesinin ayrık tutulduğu hususu dikkate alınmalıdır.
Ayrıca hissedar Ömer Kıyıcı ve Haydar Kıyıcı adlarına diğer şikayetçi Kadir Kıyıcı imzasına yapılan tebligatlarda 7201 sayılı kanunun 39. maddesi nedeniyle davada hasım olarak ilgileri bulunduğundan geçerli sayılamaz. Mercice yukarıdaki ilkelere göre araştırma yapılarak sonuca gidilmesi yerine 7201 sayılı kanunun 32. maddesi 2. cümlesi gözetilmeden ve tanık dinleyerek sonuca gidilemeyeceği düşünülmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy