(2004 S. K. m. 68, 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının takip talepnamesinde "kira sözleşmesine" dayandığı ve birikmiş kira bedelinin tahsili için borçlu hakkınida genel haciz yoluyla icra takibine geçtiği görülmektedir. Alacaklının "tahliye" istemi bulunmadığı için İİK. 269/1. maddesi gereğince borçluya 51 örnek ihtarlı ödeme emri gönderilmesi mümkün değildir. Kira sözleşmesi yazılı olabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Borçlu, icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde "kiracılık ilişkisine ve talep edilen aylık kira parasına" karşı çıkmadığı için İİK. 269/2. maddesi gereğince takip alacağı kesinleşmiştir. Bu durum da çekişmenin sonuçlandırılması mercii hakimliğinin görevindedir. O halde işin esası incelenerek İİK.'nun 269/d maddesinin gönderilmesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 68/2 maddesi de göz önünde tutulup oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy