(2004 S. K. m. 21, 65, 173)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekili itirazında, müvekkilinin yurtdışında işçi olarak çalıştığı ve orada yaşadığını, takibe annesinin evinde yapılan haczin 2.7.2001 tarihinde kendisine telefonla haber verilmesi ile muttali olduğunu bildirerek gecikmiş itirazın kabulünü istemiştir. Borçlu 5.7.2001 tarihinde icra dairesine de takibe yönelik itirazını yapmıştır. Mercie başvuru dilekçesinde her ne kadar gecikmiş itirazdan söz edilmiş ise de, hukuki tavsif hakime ait olduğundan ve dilekçe münderecatı nazara alındığında borçlu vekilinin başvurusunun tebligatın usulsüzlüğü olarak kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmek gerekirken, başvurunun gecikmiş itiraz olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabul şekline göre de borçlunun İİK. nun 65. maddesine göre itiraz sebeplerini bildirmemiş olması halinde gecikmiş itiraz talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy