(2004 S. K. m. 12, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK.nun 12. maddesi gereğince icra dairesi, takip edilmekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya 3.şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar borcundan kurtulur. Kural olarak takip başladıktan sonraki ödemelerin icra dairesine yapılması gereklidir. Takip talebinden sonra ve fesat ödeme (veya icra) emrinin tebliğinden önce borçlunun borcunu icra dairesine ödemesi mümkün olup, icra dairesi böyle bir ödemeyi de kabule mecburdur.
Somut olayda icra takibi 22.5.2002 tarihinde başlatılmıştır. Banka havalesi ile gönderilen paranın alacaklı tarafından 23.5.2002 tarihinde tahsil edildiği, dosyada konulu 4.6.2002 tarihli banka cevabından anlaşılmaktadır. Alacaklının banka hesabına doğrudan gönderilen bir ödeme söz konusu değildir. Borçlu, hakkında takip yapılmasına sebebiyet verdiği ve havale ile gönderilen para da alacaklıya takipten sonra ödendiği için itirazın konusu kalmamakla beraber ödeme tarihi gözetildiğinde yargılama giderleri ile icra harç ve masraflarından borçlu sorumludur. Yerleşik Yargıtay uygulaması bu doğrultudadır (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku Cilt 1, Sayfa 73) O halde Mercice yukarıda açıklanan ilkeler ışığında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy