(4389 S. K. m. 14/5-b, 17/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Örnek 49 nolu ödeme emri ile yapılan takibe borçlu itiraz etmiş alacaklı ise İcra Tetkik Merciinde itirazın kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesini istemiş olup, İcra Tetkik Mercii ise; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.10.2001 ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.5.2001 tarihli ihtiyati tedbir kararları uyarınca borçlu şirket aleyhine icra takibine gidilmesi mümkün olmadığından takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar borçlu şirket hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 30.10.2000, 14.3.2001, 22.3.2001 tarihli ihtiyati tedbir kararları ile icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmiş ise de; 16.5.2001 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi daha önce verilen ihtiyati tedbir kararlarını kaldırarak yerine denetime alınan bankanın hissedarları olan şirketlerin (borçlu şirket Ceylan İnşaat İth. İhr. ve Ltd Şirketinin de) ekonomik değer ifade eden bilcümle mal varlıkları üzerine 3. şahıslara devir ve temlik edilmemek üzere ihtiyati tedbir kararı vermiştir. (4389 sayılı Bankalar Kanunun 17/2 madde delaletiyle 14/5-b, bc madde uyarınca.)
Görüldüğü üzere ihtiyati tedbir kararının kapsamı daraltılarak aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen şirketin mal varlığını kendi rızası ile azaltmaya yönelik işlem yapılması engellenmiş böylece tüm alacaklıların haklarının korunması yoluna gidilmiştir.
Bu durumda alacaklıların cebri icra yoluna gitmeleri engellenmediğinden takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Kaldı ki; İcra Tetkik Merciine itirazın kaldırılması davası açıldıktan sonra borçlu şirket vekili 23.11.2001 tarihli dilekçelerinde itirazdan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Mercice feragat beyanı dikkate alınarak esas yönden karar oluşturulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy