(2004 S. K. m. 269)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK. nun 438. ve İİK. nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Alacaklı tahliye istemli takibinde sözlü kira akdine dayanmış ve Haziran 2000 tarihinden Ocak 2002 ayı kiraları toplam 158 milyon TL. üzerinden takip yapmıştır. Borçlunun yasal süresi içerisinde icra dairesine yaptığı itirazında aylık kira miktarına karşı çıkılmaksızın ödemeye ilişkin banka dekontları ibraz olunmuştur. Mercice bu belgeler esas alınarak İİK'nun 269/c madde koşullarında itirazın tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle olayda uygulama yeri bulunmayan iyi niyet ve kötü niyet tartışmasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Borçlu yargılama aşamasında kirayı eksik ödediğini kendi beyanı ile açıkladığından Merciin temerrüt oluştuğundan bahisle tahliyeye karar vermesi yerinde ise de, tüm takip alacağı üzerinden yukarıda açıklanan nedenle eksik incelemeye dayalı itirazın kaldırılması doğru değildir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy