(2004 S. K. m. 96)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK' nun 96 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi, icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 24.9.1997 tarih ve 1997/15-461 esas, 1997/729 karar sayılı kararı da bu doğrultuda bulunmaktadır. Bu nedenle haciz tarihinde borçlu adına tapuda kayıtlı taşınmaz için mülkiyet iddiasında bulunan şikayetçinin Mercii nezdinde istihkak davası açması mümkün olmayıp Medeni Kanun hükümlerine göre yasal yollara başvurulması gerekir.
Haczedilen taşınmaz payı haciz tarihinde borçlu adına tapuda kayıtlı olduğundan icra memurunun haciz işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır. Şikayetçinin dayanak yaptığı önceki tarihli noterlik sözleşmesi tapuya kaydedilmediğinden alacaklının hakkını önleyici bir niteliği bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 13.6.2001 tarih 2001/12-461 esas, 2001/516 karar)
Somut olayda yukarıda açıklanan ilkelere göre haciz tarihinde mahcuz taşınmaz payı borçlu adına kayıtlı bulunduğundan memurun işleminde yasaya aykırılık yoktur. Bu durumda şikayetin reddi yerine kabulü isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de şikayet niteliğindeki başvuru nedeniyle avukatlık ücreti ve harcın maktu yerine nispi tarifelere göre hesaplanması da yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy