(818 S. K. m. 487) (2004 S. K. m. 45, 62)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi gereğince müşterek ve müteselsil borçlular için asıl borçluya müracaat edilmeden veya rehinler nakde tahvil ettirilmeden icra takibi yapılabilir. Şikayetçi hakkında müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile takip yapıldığından İ.İ.K.'nun 45. maddesine göre öncelikle rehine dayalı takip yapılması hususundaki şikayeti dinlenemez. Öte yandan dayanak yapılan kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı konusundaki itirazın ise takibin şekline, İİK. nun 62. maddesi uyarınca icra dairesine yapılması gerekir. Nitekim borçlunun icra dairesine kısmen itiraz ettiği de görülmektedir. Bu durumda Merciice anılan yöne ilişkin istemin de yasal Mercie yapılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle T.T.K 366 ve H.U.M.K'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy