(2004 S. K. m. 60) (YHGK. 16.10.1996. T. 1996/19-601 E. 1996/711 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının itirazdan sonra icra dairesine başvurarak muteriz hakkındaki takipten feragat etmesi sebebiyle itirazın konusu kalmamış ise de, borçlunun borca itirazı geçerli ve yasaya uygun bulunduğu takdirde borçlu yararına tazminata hükmedilmesi gerekir. (HGK 16.10.1996 tarih 1996/601-711, HGK 21.3.2001 tarih 2001/266 sayılı kararları) O halde mercice, senette 15.1.2000 alarak yazılı bulunan tanzim tarihine itibar edilerek, bu tarihte şirketi temsil ve ilzama yetkili olanlar ticaret sicilinden sorulup tespit edildikten sonra borca itirazın yerinde olup olmadığı saptanıp tazminat yönünden oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 8.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy