(2004 S. K. m. 82)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunulmasına engeller. Zira evini kendi iradesi ile ipotek eden borçlunun artık ona ihtiyacı olmadığı kabul edilmelidir.
Ancak, haciz tarihinde ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunabilir. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda ipotek borcunun 3.10.2000 tarihinde ödendiği, takip ve haczin bundan sonra başlatılıp uygulandığı anlaşılmaktadır. Borcun ödenmiş olmasına karşın, ipoteğin daha sonra kaldırılmış olması, ya da ipotek akit tablosunda (ipoteğin fekki bankadan bildirilinceye kadar hüküm ifade edeceğinin) açıklanmış bulunması, meskeniyet şikayetini etkilemez. O halde borçlunun 716 ada 4 parsel ile ilgili meskeniyet şikayeti esastan incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle anılan taşınmaz hakkındaki meskeniyet şikayetinin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy