(193 S. K. m. 61, 94, 103, 104) (213 S. K. m. 2, 8) (YHGK. 27.06.1984 T. 1982/12-280 E. 1984/752 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu idare vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu idare vekili başvuru dilekçesinde G.V.K. nun 94. maddesi kapsamında bulunmaları nedeniyle ve dayanak ilamdaki alacağın V.U.K. nun 2. maddesinde açıklanan istisnalar kapsamında olmadığından bu alacaktan 6.486.287.280.- TL. tutarındaki gelir vergisi kesintisi yaparak ödemede bulunduklarını aynı ilamda kendi lehlerine hükmedilen vekalet ücretini de mahsup ettiklerinden bu işlemlerinin de yasal olduğunu, açıklanan nedenlerle her iki kesinti toplamının muhtıra ile istenmesinin doğru bulunmadığını ayrıca alacaklının faiz hesaplamasının da isabetsizliğini öne sürerek muhtıranın iptalini istemişlerdir.
Mahkemece bu istemler hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan sonuca gidilmiştir.
Borçludan ilamlı takip yolu ile istenen alacaklar ihbar tazminatı ve ücret farkları tazminatı ile birlikte fazla mesai, hafta sonu fazla mesai ücreti, yıllık izin ücretlerini ihtiva etmektedir.
Gelir vergisi kanunun 61, 94, 103 ve 104 maddeleri hükümleri gereğince işveren nakten ödeme veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesine göre borcu - işveren vergi sorumlusu alacaklı - işçi ise vergi mükellefidir. Takip konusu olan alacakların, dayanak ilamda net olarak hesaplandığı belirtilmediğinden verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlu idarenin, ilamda yazılı alacaklardan vergi sorumlusu sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine yatırmak zorunda olduğu miktarları kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulması mümkün olacaktır. (H.G.K. nun 27.06.1984 tarih ve 12.280/752 sayılı kararı).
O halde yapılacak iş vergi konusunda da uzman bilirkişiden itirazlar konusunda ve yukarıdaki ilkelere göre Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy