(2004 S. K. m. 32, 33) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. Geçici m. 4)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takibe dair dayanak yapılan ilamda hükmedilen kıdem tazminatı için asıl alacağın fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu ilam gereğince birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcında bir yıllık vadeli mevduata "kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının" adı geçen bankalardan sorulup tespitinden sonra hakkın doğum tarihinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplanarak bir karar verilmesi gereklidir. Bilirkişinin hesaplama yöntemi bu kurallara aykırı olduğundan mahkemece kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy