(3095 S. K. m. 1)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 3.2.2005 tarih, 1163-1580 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kararın taalluk ettiği miktarın, karar tarihi itibarı ile İİK. nun 18. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı içerisinde kaldığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de itiraz konusu miktarın bu sınırın çok üstünde bulunduğundan alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabul edilerek, Dairemizin 3.2.2005 gün ve 2005/1163 E. 1580 K. sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildi.
Alacaklı vekilinin sair temyiz istemleri yerinde değil ise de;
Alacaklının takibe dayanak yaptığı ilamda kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminata hükmedildiği görülmektedir. Hükmedilen alacak tazminat niteliğinde olduğundan, bu alacak için 3095 Sayılı Yasadaki yasal faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir. Anayasanın 49/son maddesinde kamulaştırma bedelleri için kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranlarının uygulanacağı belirlendiğinden tazminat niteliğinde olan kamulaştırmasız el atmadan dolayı alacaklar anılan madde kapsamı dışında kalmaktadır. Alacaklı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir. (H.G.K. nun 29.6.2005 T. 2005/12-438 sayılı karar) Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut olaya uygulanma olanağı bulunmayan Bütçe Kanunlarındaki faiz oranları nazara alınarak sonuca gidildiği görülmüştür. Anılan faiz oranları genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ilama dayalı borçları için uygulanabileceğinden borçlu belediye ilgili yasalarda belirtilen idarelerden olmadığından Bütçe Kanunlarındaki faiz oranlarının somut olaydaki hesaplamada dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. (H.G.K. nun 1.12.2004 tarih ve 2004/12-667E. 2004/628k.) Bu durumda faize yönelik itirazın 3095 Sayılı Kanunun 1. maddesine göre sonuçlandırılması gerekirken Bütçe Kanunlarındaki faiz oranlarına hesaplamada dikkate alan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy