12. Hukuk Dairesi 2005/11802 E., 2005/15733 K. FAİZE FAİZ YÜRÜTÜLMESİ
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 104 ] 3095 S. KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN [ Madde 3 ] 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 8 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilen mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun itirazı ilan niteliğindeki belgede belirlenen koşullara aykırı olarak faiz talep edildiğine ilişkindir.
Faize faiz yürütülmesi Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi gereğince mümkün değildir. Ancak 3095 sayılı Kanunun 3. maddesinde kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceği, bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK'nun ticari işlerde faiz serbestisini ve mürekkep faizi düzenleyen ticari işlerde faiz başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında ise bu ödünç para verme işleri bankalar, tasarruf sandıkları ve tarım kredi kooperatifleri hakkında hususi hükümlerin saklı bulunduğu belirtilmiştir.
Somut olayda taraflar arasında imzalanan borç senedinde mürekkep faiz yürütüleceği kabul edilmişse de alacaklı kooperatifin bağlı bulunduğu tarım kredi kooperatifleri merkez birliği Kanundan doğan bu yetkisini kullanarak kooperatif ortakları lehine değişiklik tarihlerde genelgeler yayınlayarak sözleşme dışında bir hesaplama yöntemi benimsemiş ve bu genelgeler ortaklar tarafından kabul edilmiş ve uygulama bu şekilde sürüp gitmiştir. Yetkili merciin yetkisi dahilinde yürürlüğe koyduğu bu genelgelerin öncelikle uygulanmasında zaruret vardır.
Takibe dayanak senetlerde borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonunda ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için faiz oranlarındaki artışlar ve genelgelerdeki belirlenen esaslar nazara alınarak faiz miktarının hesaplanması ve kapitalize edilmesi suretiyle faiz alacağı belirlenmelidir. Mahkemece yukarıda öngörülen kurallara uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.7.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy