(2004 S. K. m. 62)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 16.12.2002 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde takip konusu bono ile ilgili alacağın nedeni açıklanmış, bono şarta bağlı kılınmamıştır. Belirli bir borç için düzenlenen dayanak bononun sebebinin bu sözleşmede açıklanması o belgenin kambiyo senedi niteliğini etkilemez. Bu nedenle mahkemece alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiği yönündeki düşüncede isabet yoktur. Ayrıca, aynı sözleşmede alacaklı, borçlunun üçüncü kişideki alacağını kendisine temlik etmesine muvafakat etmiş ise de, borçlunun tek taraflı olarak üçüncü kişiye noterlikçe çektiği 16.12.2002 tarihli temliknamede belirli ve kesinleşmiş ya da tahakkuk etmiş bir alacak gösterilmediği için bu temliknamenin geçerli bir ödeme belgesi olarak icra mahkemesinde kabulü ve tartışılması da mümkün bulunmamaktadır. Bu olgu, mahkemenin gerekçesinde de kabul edildiği halde itirazın reddi yerine farklı sonuca ulaşılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy