(2004 S. K. m. 33/a, 71, 156, 170/b, 172, 173, 176)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile icra takibine geçilmiş ve borçluya 52 örnek iflas ödeme emri 30.05.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. İİK. nun 172. maddesi gereğince borçlunun yasal sürede İcra Dairesine itiraz etmemesi nedeniyle hakkındaki takip kesinleşmiştir. Bu durumda alacaklı İİK. nun 173. maddesi uyarınca ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir. İİK. nun 176. maddesi yollaması ile uygulanması gerekli aynı kanunun 156/son maddesi gereğince iflas istemek hakkı ödeme emri tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer.
Borçlu vekilinin İcra Mahkemesine başvurusu İİK. nun 71. maddesine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı itirazıdır. Takibin şekline göre uygulanması gerekli İİK. nun 176. maddesinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipler hakkındaki İİK. nun 170/b maddesindeki gibi İİK. nun 71. maddesine herhangi bir atıf bulunmadığından kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu takipte anılan maddeye dayalı olarak zamanaşımı itirazında bulunulamaz. O halde, Mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsizdir.
Kabule göre de; Mahkemece takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olarak zamanaşımının gerçekleştiği kabul edildiğine göre İİK. nun 170/b maddesi göndermesi ile aynı kanunun 71/2 maddesi yollaması 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptali de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy