(5272 S. K. m. 15) (1580 S. K. m. 19) (2560 S. K. m. 23, Ek. m. 5)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece, Belediye Meclisince alınan kamuya tahsis kararının Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 15.12.2004 tarih ve 2004/903 E, 2004/1634 Karar sayılı ilamı ile iptal edilmesi nedenine dayanarak borçlu belediyeye ait Ziraat Bankası Yüreğir Şubesindeki 336 56102-502 no'lu hesaptaki para yönünden haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Haciz tarihi itibariyle olayda 5272 sayılı kanunun 15 son maddesinin uygulanması söz konusu olmamakla birlikte, haczin uygulandığı tarihe göre 1580 sayılı Belediye Kanununun 19/7 maddesi gereğince belediyelerin umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri ile belediyelere yasalarla verilen paylar, vergi, resim ve harçlar belediyelerin 6183 sayılı yasa hükümlerine göre tahsili gereken borçları dışında haczedilemez.
Somut olayda, ilgili hesapta haczedilen paranın atık su bedeli olduğu görülmektedir. Bu paranın tahsilinin temel dayanağı 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkındaki kanunun 23. maddesine dayalı olarak oluşturulan Atık Su Yönetmeliği'dir. 2560 sayılı kanunun ek 5. maddesi ...bu kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır... hükmünü içermektedir. Şikayetçi Yüreğir Belediyesi, 3306 sayılı Kanunla kurulmuş ve Adana Büyükşehir Belediyesi hudutları içerisinde bulunması nedeniyle bu yönetmelikten yararlanması 3030 sayılı Kanun gereğidir.
Belediyelerce, su ve kanalizasyon gibi çok önemli kamu hizmetlerinin yürütülmesi bakımından sarfedilmek üzere kullanılan su bedeli esas alınarak tahmini hesaplama sonucu tahakkuk ettirilen iş bu paranın da kendiliğinden kamuya tahsisli olduğunun kabulü gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulaması bu yöndedir. O halde, borçlu belediyenin bu yöne ilişkin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 09.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy