(2004 S. K. m. 45, 150/I)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının takibe dayanak yaptığı ipotek akit tablosunun incelenmesinde ipoteğin taraflar arasında Sevimler Petrol Sanayi Ticaret A.Ş'nin Total Oil Türkiye A.Ş.'den almış ve alacağı risk sermayesi, demirbaş eşya, her türlü petrol ürünleri, akaryakıt ve saire hukuki ilişkilerden doğmuş ve doğacak 6.400.000.000 TL'sine kadar olan borçlarının teminatı olarak kurulduğu görülmüştür. Bu hali ile limit ipoteği niteliği taşıyan bu ipotekle teminat altına alınan alacağın ne miktar üzerinden tahsil edileceği yargılamayı gerektirdiğinden alacaklı taraf asliye ticaret mahkemesinde açtığı alacak davası sonucunda mahkemece 10 milyar TL alacağa ve faizine hükmedildiği görülmüştür. Öncelikle belirtelim ki, ipotek akit tablosunda yer alan bu meblağın üzerinde ve ipoteğin şümulünde olarak bu borçlarının faiz komisyon.... diğer masraflarının da ipotek kapsamında kalacağına ilişkin açıklama limit ipoteğin nevini ve taşınmazın sorumlu olduğu limit miktarını değiştirmeyeceğinden alacak 10 milyar TL ve faizine ulaşsa dahi alacaklının 6.400.000.000 TL. üzerinde limiti aşar biçimde takip yapmasına yasal imkan yoktur (somut olayda İİK'nun 150/ı maddesinin uygulanma yeri olmadığından). Bu nedenle, alacaklının örnek 152 ödeme emri tebliğ ettirmek sureti ile 6.400.000.000 TL. için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceği bakiye alacak bedeli için ipotek borçlusu hakkında takip yapamayacağı tartışmasızdır.
Bu durumda alacaklının örnek 151 icra emri tebliği sureti ile 10.000.000.000 TL asıl alacak ve ilamda belirlenen yargılama gideri, bakiye harç ilam vekalet ücreti için ipotek borçlusu hakkında takip yapması de mümkün bulunmadığından mahkemece limiti aşan takibin iptaline (ipoteğin limit ipoteği olduğu da nazara alınarak) ve 151 icra emrinin de iptaline karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan İİK'nun 150/4 ve 45. maddeleri gerekçe gösterilerek şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy