(2004 S. K. m. 67, 68, 264)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının borçlu aleyhine Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden almış olduğu ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibine karşı borçlunun yasal sürede takibe itiraz ettiği, ancak bu itirazının alacaklı tarafa tebliğ edilmediği görülmektedir.
İİK.' nun 264. maddesindeki yasal düzenlemede; alacaklı, borçlunun bu itirazını gidermek (hükümden düşürmek) için, 7 gün içinde harekete geçmek zorundadır. Alacaklı itirazının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde ya İcra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek (m. 68-70) veya genel mahkemede itirazın iptali davası açmak (İİK 67) zorundadır. (İİK' nun 264/2-c-2). Bu 7 günlük süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (İİK.'nun m. 264/II-C-2).
Alacaklı, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini başka şekilde öğrenmiş olsa bile, borçlunun itirazı kendisine (alacaklıya) tebliğ edilmedikçe, (m. 264/II-C-2'deki) 7 günlük süre işlemeye başlamaz.
Alacaklının (7) gün içinde İcra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istememesi ve mahkemede itirazın iptali davası da açmaması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, Sayfa 907)
Açıklanan bu durum karşısında mahkemece borçlunun isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy