(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı icra takibinin kesinleşmesini müteakip alacaklının istemi üzerine borçlunun meskenine kayden haciz konulması nedeniyle borçlu haczedilemezlik iddiasında bulunarak bu haczin kaldırılmasını İcra Mahkemesinden istemiştir.
Mahkemece, İcra Dairesince, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan 26.03.2004 tarihli yazıda borçlunun taşınmazları üzerindeki hacizlerin kaldırılmasının istenmesine rağmen bu idarece borçlunun gayrimenkulü üzerine haciz konulduğunu, bu nedenle geçerli bir talep olmaksızın gayrimenkul kaydı üzerine haczin işlenmesi yasal olmadığından borçlunun haczedilemezlik yönündeki isteminin bu gerekçeyle kabul edilerek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İncelenen takip dosyasında, alacaklının 26.04.2004 tarihinde borçluya ait taşınmaz üzerine haciz konulmasını istediği ilgili müdürlükçe bu doğrultuda işlem yapıldığı görülmektedir. Ancak Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıdaki haczin kaldırılmasının istenmesi maddi hatadan ibaret olup, mahkemece haczedilemezlik şikayetinin esastan incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, kabule göre de talebi aşar şekilde menkul mallar üzerindeki haczinde kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy