(2004 S. K. m. 114) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Menkul malların İcra Müdürlüğünce satışına karar verilmesi halinde satış kararının taraflara İİK.nun 114. maddesi uyarınca tebliği zorunlu değil ise de, İcra Müdürlüğünce bu hususun kararlaştırılması halinde karar gereğinin yerine getirilmesi ve bunun usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur.
Somut olayda satış kararının taraflara İcra Müdürlüğünce tebliğine karar verilmiş olduğundan bunun tebliği için tebliğ memurluğunca belirtilen adrese gidildiği, adreste muhataba rastlanmadığı gibi onun adına adli tebligatı kabule kanunen yetkili kılınan kimselerin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ imkansızlığı söz konusu olduğundan tebliğ memurunca Tebligat Tüzüğünün 28/2. maddesinde öngörülen tahkik işleminin yapılması gerekir. Bu konu ikmal edilmeden tebliğ memurunca tebligat parçasının iade edildiği görülmektedir. Bu nedenlerle tebliğ işlemi usulsüzdür. O halde, ihale tarihinden önce borçluya satış ilanı usulüne uygun tebliğ edilmediğinden ve bu husus tek başına ihalenin feshine neden olmakla şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy