(2004 S. K. m. 16, 106, 114, 116, 144) (4721 S. K. m. 686)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1) Satışın durdurulmasına ilişkin şikayet üzerine verilecek kararların temyizi kabil değil ise de ihalenin feshi aşamasında ileri sürülen hususları incelenerek ihaleye etkisi tartışılabilir. Borçlu vekili İcra Hakimliğine başvurusunda, mahcuzların fabrikanın teferruatı niteliğinde bulundukları için taşınmazdan ayrı olarak haczedilemeyecekleri ve satılamayacakları nedeniyle satışın durdurulmasını istemiştir. Açıklanan bu şekli ile başvuru, M.K.'nun 686. maddesine dayalı şikayet niteliğindedir ve anılan konudaki şikayet kamu düzeni ile ilgili olup, İ.İ.K.'nun 16/2. maddesi gereğince süreye tabi bulunmamaktadır. Bu nedenle istemin süre yönünden reddine ilişkin Uşak İcra Mahkemesinin 2005/251-256 sayılı 28.04.2005 tarihli kararı doğru değildir. Borçlu vekili aynı iddialarını ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürdüğüne göre, Mahkemece işin esası yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki şikayet nedenleri incelenmeden hüküm tesisi doğru değildir.
2) Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda birlikte satışı yapılan menkullerin ekonomik bütünlük arzetmediğini ve bu nedenle ayrı ayrı satılmalarının gerektiğini ileri sürmüştür. İİK. nun 114/2 maddesi gereğince ilanın şekli, arttırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra müdürlüğünce tarafların menfaatine uygun alacak şekilde takdir ve tayin olunur. Satış memurunun satışın tarzı ilgili kararı, İcra Hakimliğinin denetimine tabi olup her olayın özelliğine göre anılan taktir yetkisinin tarafların menfaatine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı denetlenmelidir. O halde Mahkemece borçlu vekilinin anılan konudaki şikayetinin yöntemince incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöndeki istemin reddi yasaya uygun görülmemiştir.
3) İİK. nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış aynı Kanunun 116. maddesi gereğince artırma bedelinin 2.artırmada menkulün tahmin edilen kıymetinin %40'ını bulması satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacaklarının toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırma masrafını geçmesi zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini seçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini hesaplanmada dikkate alınması gerekmektedir. O halde, satış talebi ile ihale tarihi arasındaki yediemin ücretinin de paraya çevirme giderlerine dahil olduğu kabul edilerek, artırma bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması zorunludur.
Somut olayda 2. artırmada menkullerin artırma bedelinin muhammen bedelin %40ını karşıladığı anlaşılmakta ise de gazete ilan bedeli ve özellikle yediemine satış tarihine kadar ödenen ücret gözönüne alındığında artırma bedelinin satış ve paraya çevirme masraflarını karşılamadığı görülmektedir. Somut olayda ihale bedeline göre 2.010.-YTL. paylaştırma masrafı payının kaldığı tespit edilmiş olup yalnızca gazete ilan gideri 1.593.YTL.dir. Mahkemece Yasanın emredici kuralına aykırı ve kamu düzenine ilişkin olan bu hususun res'en nazara alınarak, satış talebi ile ihale tarihi arasındaki yediemin ücreti ve diğer satış giderleri de hesaplamaya dahil edilerek ihale bedelinin yukarıda öngörülen ilkelere uygun olup olmadığının Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde hesaplanıp değerlendirilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy