(2004 S. K. m. 150)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçluya 3.9.2002 tarihinde hesap kat ihtarının tebliğinden sonra borçlu, alacaklı banka ile 01.10.2002 tarihinde bir protokol düzenlediklerini ve buna göre ödemede bulunduklarını beyan etmiş ve alacaklı tarafından da protokol içeriğine karşı çıkılmamıştır. Borçlunun protokolde ön görülen ödemelerden bir bölümünü yerine getirdiğine ilişkin dekontlar sunduğu ve alacaklının ödemeleri kabul ettiği anlaşılmaktadır. Alacaklı vekilinin takibe başlanırken bu ödemelerin toplam alacaktan mahsup edildiği yönündeki beyanı borçlular tarafından benimsenmediğine göre, Mahkemece Yargıtay denetimine olanak tanıyacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların yukarıdaki iddialarının incelenmesi ve borç miktarı tesbit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ödemelerin ne şekilde mahsup edildiği, alacaklının takipte talep edebileceği borç miktarının ne kadar olduğu anlaşılamayan, yetersiz ve denetim imkanı bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy