(2004 S. K. m. 134)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Şikayetçi borçlu vekilinin 17.12.2004 tarihli ve ihalenin feshi istemini içeren dilekçesinde borçlunun yurtiçindeki bir adresinin gösterilmediği tesbit edilmiştir. Dosyada konulu olan ve borçlunun vekiline verdiği vekaletnamesinde de adı geçenin yabancı ülkedeki adresinin yazılı olduğu görülmektedir. İhalenin feshinin istendiği şikayet tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 134/2. maddesinde; (....satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin), yurtiçinde bir adres göstermek koşuluyla İcra Mahkemesinden şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. İcra Mahkemesinin gerekçesinin aksine borçlunun bu zorunluluk dışında tutulduğu yönünde maddede bir hüküm bulunmamaktadır. Söz konusu hüküm şikayet için gerekli (dava şartı) niteliğinde olup dilekçede bu husus eksik bırakıldığı takdirde başka bir araştırmaya gidilmeksizin istemin reddine karar verilmeli ve işin esası incelenmediği için borçlu para cezası ile sorumlu tutulmamalıdır.
Davacı asılın kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun tamamlanması zorunludur. Zira, vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde, davacı asıla yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan (yurtiçinde adres gösterme koşulu) yerine getirilmelidir.
O halde, Mahkemece yukarıda açıklanan kurallar esas alınarak sonuca gidilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy