(2004 S. K. m. 170/4)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular ve alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine;
2) Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Takip alacaklısı lehdar olup keşideci borçlu ve kefil hakkında takip yapılmıştır. Bono düzenlemek başlı başına ticari bir iş olup basiretli bir tacir gibi lehdar bonodaki imzanın keşideci borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğuna göre, imzaların huzurunda atılmasını sağlayarak, imzaların borçluların eli ürünü olduğunu kontrol ederek senedi almaması halinde ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda 4949 Sayılı Yasa ile değişik, olaya uygulanması gereken 170/4. maddesi gereğince tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlular yararına İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy