(2004 S. K. m. 361) (1580 S. K. m. 19/7) (6183 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
1580 Sayılı Belediye Kanununun 19/7. maddesi gereğince belediyelerin ( umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri ) ve ayrıca ( belediyelere yasalarla verilen paylar ile vergi resim ve harçlar ) belediyelerin 6183 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsili gereken borçları dışında haczedilemez. Ayrıca, belediye encümeni tarafından kamuya tahsisine karar verilen belediye mallarının da idari nitelikteki bu karar kaldırılmadığı sürece haczi mümkün değildir. Bundan başka yine belediyelerin "kendiliğinden kamuya tahsisli" taşınır ve taşınmaz mallarının kamuya tahsis kararına gerek bulunmadan haczedilemeyecekleri yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiştir. Bu durumda 5302 nolu icra dosyasında haczedilen menkullerden fotoğraf makinası, klima ve bilgisayarın haciz tarihi kamuya tahsis tarihinden önceye ilişkin bulunduğu ve mahcuzların kendiliğinden kamuya tahsisli nitelikte olmadığı da gözetilerek, mahkemece anılan mallar hakkındaki şikayetin reddi yasaya uygundur. Ancak, ( birleştirilen Mersin 3. İcra Mahkemesinin 2004/640 sayılı dosyasında şikayet konusu edilen Ziraat Bankasındaki haciz 9.9.2004, araçların haczi ise 9.8.2004 tarihini taşıyıp bu hacizler 9.4.2004 tarihli kamuya tahsis kararından sonraya aittir. Gayrimenkul haczi ise tahsis kararından önce olmakla beraber yerin kendiliğinden kamuya tahsisli olup olmadığı araştırılmamıştır. )
Somut olayda takip durdurulmadığı için dosya borcunun tahsil edilmiş olması işin esasının incelenmesini engellemez. Zira Mahkemece verilecek kararın içeriğine göre İİK.'nun 361. maddesi gereğince memurlukça sonradan bu paranın alacaklıdan geri alınması mümkün olacaktır.
O halde birleştirilen dosya ile ilgili olarak şikayetin esası hakkında karar verilmemesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 7.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy