(2709 S. K. m. 46) (4833 S. K. m. 51/t)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili kamulaştırmasız el atma nedeniyle almış bulunduğu ilama dayanarak borçlu aleyhine ilamların icrası yoluyla icra takibinde bulunmuştur. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi Niyazi Koca tarafından verilen 20.11.2004 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
Alacaklı vekili işbu karara faiz hesaplamasında Anayasa'nın 46/son maddesinin uygulanmadığından bahisle,
Borçlu vekili ise, hesaplamada yasal faiz oranının %30-%15 yerine yanlış oranların uygulandığından dolayı mahkeme kararını temyiz etmişlerdir.
Alacaklının takibe dayanak yaptığı ilamda kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminata hükmedildiği görülmektedir. Hükmedilen alacak, tazminat niteliğinde olduğundan bu alacak için 3095 Sayılı Yasadaki yasal faiz oranlarının bilirkişice hesaplamada dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur. Zira, kamulaştırmasız el atmadan dolayı alacaklar Anayasa'nın 46/son maddesi kapsamı dışındadır. Dayanak ilamda faiz başlangıcı 07.06.2002 tarihi olarak mahkemece ifade edilmiştir. Borçlu idare vekili icra müdürlüğünce tanzim edilen 05.03.2004 tarihli hesap tablosuna karşı itirazda bulunmuştur. Bilirkişice yapılan hesaplamada ise faiz başlangıcı 17.10.2003 olarak dikkate alınmış ve bu başlangıç tarihine göre diğer dönemlere ait hesaplamalar yapılmıştır. Yapılan bu hesaplama gerçeği yansıtmamaktadır.
2003 yılı Bütçe Kanunu 51/t maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 22.01.2004 tarih 2003/41 esas, 2004/4 karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu nedenle mahkemece 07.06.2002 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar dönemler halinde 3095 sayılı yasada öngörülen faiz oranlarının uygulanması, 01.01.2004 tarihi ile 05.03.2004 tarihleri arasında ise işleyecek faizin 2004 yılı Bütçe Kanunundaki oranlar esas alınarak hesaplanması yerine bu hesaplamalara uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy